Fatih ÇilingirDoğaçlama Tiyatro
Doğaçlama Tiyatro: Hayatta Hata Yapmanın En Eğlenceli Hali
Doğaçlama tiyatro yalnızca sahnede eğlenmekten ibaret değil. İletişimden özgüvene, farkındalıktan hızlı düşünmeye kadar hayatımıza pek çok şey katıyor. Peki, hata yapmaktan korkmadığımız bir dünya mümkün mü?
Ben Fatih Çilingir.
Bir doğaçlama tiyatro aşığıyım. Daha doğrusu, bu sevgiyi mümkün olduğunca çok insana yaymaya çalışan bir hocayım.
Bu yazımda sizlere adım adım doğaçlama tiyatroyla ilgili bilgiler vereceğim. Ama önce şunu söylemek istiyorum: Bu yazıyı okuyor olmanızla doğaçlama tiyatroyu yaşıyor olmanız arasında gerçekten büyük bir fark var.
Önce biraz üzüntümden bahsedeyim.
Doğaçlama tiyatroyla tanışmamın üzerinden 16 yıl geçti. Hâlâ seyircilere "Doğaçlama tiyatroyu biliyor musunuz?" diye sorduğumda "Hayır" cevabını alıyorum. Halbuki bu sanat yaklaşık 25-26 yıldır aktif olarak sahnelerde kendine yer buluyor.
Bazen düşünüyorum, acaba biz mi yeterince anlatamadık? Yoksa insanlar doğaçlama tiyatronun sadece sahnede, oyuncuların birbirleriyle eğlendiği bir gösteri olduğunu mu düşünüyor? Oysa işin içinde çok daha fazlası var.
Peki, ben 16 yıldır hangi motivasyonla bu işi yapıyorum?
Öncelikle çok basit bir hayalim var: Herkes bir gün doğaçlayacak!
Benim en büyük misyonum bu.
Peki, doğaçlama tiyatro bize ne katacak?
Aslında çok şey...
İnsan ilişkilerimiz gelişecek, beklenmedik durumlarda verdiğimiz tepkiler değişecek, daha hızlı ve pratik düşünebileceğiz. Ama benim en sevdiğim ve belki de en önemli bulduğum kazanım şu: Farkındalığımız artacak.
Çünkü çevremizde olup bitenlerin farkında olmak, hayatta çoğu zaman gözümüzden kaçan şeyleri yakalamamızı sağlayacak. Bir arkadaşımızın yüzündeki küçük bir ifadeyi, karşımızdaki insanın söylemediği ama hissettirdiği bir şeyi daha iyi anlayabileceğiz. Çünkü doğaçlama sadece konuşmakla değil, dinlemekle de ilgili.
Peki, bütün bunları öğrenmemiz için ne yapıyoruz?
Kafamıza Matrix'teki gibi kablolar bağlayıp bilgi mi transfer ediyoruz?
Tabii ki hayır!
Oyun oynuyoruz. Çocuklar gibi eğleniyoruz. Oyun oynarken hatalar yapıyoruz. Hata yaptıkça, hata yapmanın dünyanın sonu olmadığını görüyoruz. Bazen saçmalıyoruz, bazen kendimizi hiç beklemediğimiz durumların içinde buluyoruz.
Aslında günlük hayatımızda hata yapmaktan ne kadar çok korktuğumuzu burada fark ediyoruz. Bir şey söylemeden önce defalarca düşünüyor, yanlış anlaşılmaktan çekiniyor, bazen sırf hata yapmamak için hiç adım atmıyoruz. Doğaçlama ise bize tam tersini söylüyor: Denemekten korkma, hata yaparsan devam et!
Üstelik oyun oynarken her şey ve herkes olabiliyoruz. İşte tam da bu yüzden zihnimizi açıyor, kendimize ve dünyaya başka pencerelerden bakmayı öğreniyoruz.
Her oyun yeni bir bilgi, her bilgi yeni bir alışkanlık kazandırıyor.
Zaman geçtikçe bugünkü kendimizden biraz daha farklı biri olmanın, kendimizde daha önce fark etmediğimiz yönleri keşfetmenin keyfini yaşıyoruz.
Çünkü doğaçlama tiyatro sahnesi ve atölyeleri, hayatta hata yapmanın belki de en eğlenceli olduğu yerler.
Ve ben bir gün herkesin bu eğlenceyi tadacağına inanıyorum.
İlgili Haberler
Yorumlar (1)
-
NNaciye Boraz
nasıl bilinmez ya Mahşer-i Cümbüş'ü starda hiç mi izlememişler